İŞ BANKASI - İŞ' LE BULUŞMALAR TOPLANTISI İLE SANAYİCİLERİMİZ' LE BULUŞTU....


Türkiye İş Bankası' nın ''İŞ'LE BULUŞMALAR TOPLANTISI'' İstanbul Programı çerçevesinde ''BELİRSİZLİK ORTAMINDA YÖNETİM STRATEJİLERİ'' konulu toplantı 18 Şubat 2009 Çarşamba günü Kaya Ramada Plaza Hotel - Beylikdüzü' nde yapıldı. 

18 şubat 2009 Çarşamba günü bölgemizdeki sanayicilere yönelik yapılan toplantıya HASİAD üyelerimiz ile birlikteİstanbul’ un Avrupa yakasında bulunan 750 civarında sanayici ve işadamı katıldı. Toplantıya ''Belirsizlik Ortamında Yönetim Stratejileri'' başlığı altında konuşmacı olarak; Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin ÖZİNCE, Alarko  Şirketler Topluluğu Genel Koordinatörü Ayhan YAVRUCU, Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı F. Kayhan SÖYLER, İş Finansal Kiralama A. Ş. Genel Müdür Yardımcısı Dilek KORKUT katıldılar. İş Bankası Yetkilileri yaptıkları konuşmalarda HASİAD ile yaptıkları işbirlikleri ve HASİAD’ ın bu tür organizasyonlara verdiği destekten bahsettiler.

Toplantının panel kısmında da panelist olarak; Dalgakıran Kompresör A. Ş. ve Orta Anadolu Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adnan DALGAKIRAN ''Kriz Sonrası Türkiye'' , Medina Turgul Reklam Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Jeffi MEDİNA ''Krizde İletişim'', Dünya Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı Rüştü BOZKURT '' Belirsizlik Koşullarında Yönetimin Alabileceği Önlemler'' başlıklarında sunumlar yaptılar.

İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, "İş’le Buluşmalar" toplantısında, "Biz sorunlu müşterimizi bir kaç istisna dışında satmıyoruz. Müşterimizi kendi hastanemize çekerek kendimiz rehabilite etmeye çalışıyoruz. Müşterisini satan bankaların bilançoları daha ’yakışıklı’ görünüyor" dedi. Türk ekonomisinin en önemli sorunlarından birinin finansal sektörün küçüklüğü olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Bu motor, bu ekonomiyi götürmeye yetmediği gibi finansal sektörün sığlığı ilave rüzgar getiriyor. ’Sermaye piyasası gelişsin’ diye diye dilimizde tüy bitti. Sermaye piyasasına açık şirketlerimiz kendi sermaye piyasamızda yüzmeye çalışırken, sığlığından zarar görüyorlar. Dünyada bankacılık ve sermaye piyasaları dünya gayri safi milli hasılasının 4 katı. Bu oran gelişmekte olan ülkelerde ortalama 2.5 katı, Türkiye’de ise 1.5 katı seviyesinde bulunuyor. Sorunlu krediler konusuna da değinen Özince, 2001 krizinde sorunlu kredilerin oranının yüzde 14’lere ulaştığını, bugün henüz yüzde 5’lere bile gelmediğini, ancak kredi miktarındaki artışa bağlı olarak miktar açısından aynı seviyelerde bulunduğunun söylenebileceğini dile getirdi. İŞ Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, "İstanbul’un finans merkezi olmasını artık can havliyle söylüyoruz" dedi ve bu şekilde bankacılık sektörünün sermaye piyasasının müşterilerine kaynak aktarma kurallarının kolaylaştırılmasını istediklerini bildirdi. Özince, İstanbul’ un finans merkezi olmasını bankacılardan çok iş çevrelerinin desteklemesi gerektiğini savundu. 2002 yılı sonunda Türkiye’deki bankaların reel sektöre kullandırdığı kredi miktarının 50 milyar TL olduğunu, bugün ise bu rakamın 350 milyar TL seviyesine yükseldiğini ifade etti.

KRİZ ortamında gerçekleşen 11’inci İş’le Buluşmalar Toplantısı’nın konuşmacılarından Orta Anadolu Makina ve Aksamları İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, krizli günlerde her an ’katmadeğeri yüksek yeni ne üretirim’ diye düşünmek gerektiğini söyledi ve "Serçenin manevra kabiliyetini, atmacanın tehdidi geliştirir. Şu anda bu kriz tehdidi bize müthiş bir manevra kabiliyeti kazandırabilir" dedi. Ekonominin üç temel ayağının girişimciler, finansal kaynak sağlayan kuruluşlar ve devlet olduğunu ifade ederek, kriz döneminde her üç yapının da bir değişimden geçmesinin zorunlu olduğunu dile getirdi. Dalgakıran, girişimcilerin daha örgütlü davranması, verimliliğe önem vermesi, kalifiye insanları istihdam etmesi, pazar kurma becerilerini artırması gerektiğini belirtti ve "Bankalar, 1 milyar dolarlık projeye proje kredisi verebiliyorsa, KOBİ’lerin de katma değer üretebilecekleri projeleri aynı şekilde desteklemeleri ve kredi vermeleri gerekiyor" dedi. Önümüzdeki dönemde ölçek ekonomisine geçmenin, dünyalı olmanın önem kazanacağını vurgulayan Dalgakıran, "Hızla yeni ve yüksek katma değerli ürünler ne olabilir gece gündüz bunu düşünmemiz gerekiyor. Serçenin manevra kabiliyetini, atmacanın tehdidi geliştirir. Şu anda bu kriz tehdidi bize müthiş bir manevra kabiliyeti kazandırabilir" dedi. Ürünlerin materyal ömürlerinin değil, teknolojik ömürlerinin önemli hale geldiğine işaret eden Dalgakıran, Türkiye’nin teknoloji satın alan ülke konumundan çıkarılıp, teknoloji üreten ülke haline gelmesi gerektiğini, bunun da ancak devletin desteğiyle gerçekleştirilebileceğini belirtti. Dalgakıran ,  " Sanal  para  kazanma  dönemi  sona  erdi "  diyerek ,  sonra  üretimden  para  kazanma

döneminin yaşanacağını söyledi.

Alarko şirketler Topluluğu Genel Koordinatörü Ayhan Yavrucu da, içinden geçilen dönemi kriz yerine "zor zamanlar" olarak nitelendirmeyi tercih ettiğini ifade ederek, bu dönemlerin üstesinden gelmek için şirketlerin organizasyonlarının basit hale getirilmesini önerdi.Yavrucu, şirketlerin çok ciddi bir kaç alternatifli ve uygulanabilir stratejik planlar yapması gerektiğini de dile getirerek, "Klasik dönem yapılarıyla bu işi götürmek zor. Dünyanın iş yapma modellerinin de değişeceği kesin. Yepyeni bir ekonomik düzenin kurulması kaçınılmaz. Yeni regülasyonlar gelecek. Belki yeni korumacılık politikaları ,  yeni  nasyonalite  politikaları  gelecek.  Bunlara  hepimizin  hazır  olması  ve   yapma modellerini

yeni baştan gözden geçirmesi gerekir" dedi.

Bu süreçte mukayeseli üstünlükler üzerine yoğunlaşıp güçlü tarafları öne çıkaran, zayıf tarafları elimine eden politikaların geliştirilmesi ihtiyacına da işaret eden Yavrucu, zor zamanların içinden çıkmak için gerekli mücadeleye topyekun bir felsefeyle yaklaşıldığını, mal tedarik eden, mal satılan ve hizmet sunan çalışanlarla da bir denge içinde sonuca ulaşmanın mümkün olabileceğini vurguladı.


MEDİNA Turgul DDB Başkanı Jefi Medina, "Tüketici unutkandır ve çok çabuk unutur. Bir kriz yılında reklamı kesen bazı markaların dört yıl kadar bunun negatif etkisini gördüğü tespit edildi. Kriz yıllarında iletişim kesmemenin en önemli gerekçesi gelecek yılların performansından çalmamak olmalı" dedi. Turgul, bir şirketin marka değerinin genellikle piyasa değerinin çok önemli parçası olduğunu hatırlatarak, "2001’de Interbrand’ın en iyi 100 şirketinin toplam piyasa değerinin yüzde 33’ünü marka değeri oluşturuyordu. Tüketici gözünden bakarsak böyle dönemlerde reklamı kesmek çokolumsuz sonuçlar doğuruyor. Markanızın ötekiler arasında kriz döneminde de tercih edilebilmesi için bir sebep yaratmamız gerekiyor" diye konuştu. Medina, daha önceki krizlerde reklama devam eden bazı markaların rakiplerine karşı kazançlı çıktıklarına dikkat çekti


iş bankası panel.
iş bankası.
iş bankası panel.
beysiad Uyeklerimiz esiad esider ksiad sander siad isidef ito tobb